Nasıl Mutlu Oluruz?

Son günlerde, insana dair bir sorunun cevabına biraz farklı yaklaşıyorum: Nasıl mutlu oluruz?

Mutluluk akla gelince, sıradan insanın verdiği en yaygın cevaplardan biri para olur. Ardından sağlık gelir. Bir anne için ise çocuğunun istikbali vb. şeyler olabilir. Yani bir konumlanma/konumlama durumudur, insan, kendisinde var olmayan şeylerle mutlu olabileceğine inanır. Yani yokluktan şekillenir mutluluk ihtimali. Mutluluk boşluğu boşlukla/yoklukla başlar.

Yokluk yerini varlığa terk ettikçe de mutlu olma hissi başlar. Mutluluk kabı doldukça iyi hissederiz, ihtimali bile “olumlu” hormonlar sergilememize yardımcı olur.

Fakat, bu kap dolduktan sonra dahi başka bir boşluğumuzu doldurmaya koşarız. Bu durum da, mutluluğun ne kadar beyhude ve geçici olduğunu gösterir. Mutluluk, bir kap doldurma meselesidir.

Çok istediğimiz bir işe girince, daha iyisi için çalışmalara akabinde başlarız.

Birçok aşk hızlı bir biçimde başlar, keskin bir biçimde söner.

Desteklediğimiz takım mayıs ayında şampiyon olur, bir ay sonra o duyguları unuturuz çünkü yeni bir sezon yeni hedefleri getirir.

Sonucunda ise, “Bu muydu? Beklediğim, olmasını istediğim şey bu muydu?” deriz.

Finding the Constant | Sabit’i Bulmak

Mutluluk kavramı metalaşarak hızlı bir şekilde tüketilen emtialardan biri haline gelmiştir. Dolayısıyla, mutluluğu da herhangi bir “şey” gibi konumlandırırız. Bittiyse yenisini alırız, anında değiştiririz.

Mutluluğun bu formu sürdürülebilir ve sağlıklı değildir.

Peki sürdürülebilir, “yamalı” mutluluğa nasıl erişiriz?

Hayatımızdaki sabitleri bularak ve onlarla yaşadığımız mutluluğu sürekli olarak yama yaparak.

Bu sabitler, herhangi bir şey olabilir, bir kişi, bir düşünce, bir inanç sistemi ya da çok sevdiğimiz bir bilgisayar oyunu. Ama burada önemli olan şey bu sabite, sabitlere sıkı bir biçimde sarılmamız ve mütemadiyen emek göstermemiz gerekliliğidir.

Mutluluk, süreklilik ve emek ister.

Emek kavramı kolay bir kavram değil. Gerek ülkemizde gerekse de dünyada içi boş, önemsiz bir hale getirildiği de konuşulabilir. Ama çoğu zaman da işin özü, bazı problemlerin cevabı da odur.

Hayatımızda değiştirmediğimiz, hep sabit kalmasını istediğimiz bazı şeylerin olması mutlu olmamızın en temel koşullardan biridir. Çünkü o sabitler, birer pusula işlevi görerek, bizleri mutluluk güzergahında tutmaya devam ederler.

Mutluluğu bir meta olarak görmemek, zaman ve emek isteyen bir kavram olarak görmek de insanın yaşamını ideal bir düzeye getirmesine yardımcı olabilir.


Not: Robert M. Sapolsky’nin “Behave: The Biology of Humans at Our Best and Worst” kitabı mutluluğa dair birkaç noktası ile zihin açabilir.

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.