Geçtiğimiz günlerde, Current Affairs’de bir mülakat okudum: Why is the Pursuit of Money Such an American Obsession? Mülakatın, beni oldukça etkileyen birkaç noktasını sizlerle de paylaşmak isterim.
“When wealth and the wealthy are valued in the city, virtue and good men are less valued. What is valued is practiced. What is not valued, is not practiced.” Plato.
Platon’dan da alıntılandığı üzere, zenginin ve zenginliğin değer bulduğu, el üstünde tutulduğu toplumlarda, zenginliğin erdemi dışında herhangi bir şeyden bahsedemeyiz. Sadece ve sadece zenginin, zenginliğin değer gördüğü bir toplumdan bahsederiz. Bu, sadece Amerikan toplumu için geçerli olan bir önerme değildir. 2022 Türkiye’sinin de bundan farklı kalan bir tarafı yoktur.
“Paran Kadar Konuş” Toplumu
Türkiye’nin her köşesinde, en gözde muhabbet para ve para mevzularıdır. Akademisyenler bunu konuşur, doktorlar, öğretmenler, askerler, çiftçiler, fabrika işçileri vb. Konuşulanlar sosyo-ekonomik duruma göre değişiklik gösterebilir fakat obsesyon bakidir; Para. Düşünceler, maddiyata dokunmadığı noktada değer bulmazlar. Düşünceler çatışmaz, para arzusu ve dürtüsü çarpışır. Yetişkinliğin “rite of passage’ı” para hakkında konuşmaktır.
Parayı bulan, doğru ata doğru zamanda oynayan kendisini zeki hisseder. Bunu başaramayan ise kabuğuna çekilir hem aptal hem de yetersiz hisseder. Solcusu da sağcısı da para muhabbetine bayılır. Özellikle, gençlik yıllarını emek ve değer kavramları üzerine düşünerek geçiren insanlar, yaş geçtikçe, mezkur kavramlar üzerinden insanları sömürmeye başlar.
Para, güzel bir turnusoldur. Özellikle bir plütokraside.
Tabi, bu tür konuşmalardan sonra, insanda bir deklarasyon isteği de vuku buluyor. Hayır, zenginliğe ve getirdiklerine karşı değilim. Gelir eşitsizliğine ve plütokrasiye karşıyım. Peki zenginlik, zengin olmak bir zeka göstergesi midir? Hem evet hem hayır. Bir toplumun vasatlığı, zenginlerinin halini de gösterir.
Para, her zaman konuşulmaya, “züğürdün” çenesini yormaya devam edecek. Evet, para çok önemli. Paranın önemsiz olmadığı tek bir an bile yok. Paranın mutluluk getirmediği hakkındaki “zengin, varsıl” yaklaşımı da külliyen yalan. Ama yine de, paranın, plütokrasinin, “survival of the richest”ın, hakim olduğu bir sisteme bir alternatif düşünmeliyiz.