Kitap İncelemeleri I | Five Presidents: My Extraordinary Journey with Eisenhower, Kennedy, Johnson, Nixon, and Ford – Clint Hill, Lisa McCubbin

Değerlendirme: 3.5 / 5.

Clint Hill, Beyaz Saray’da 17 sene (1958-75), görev yapmış bir gizli ajandır. Kaleme aldığı bu otobiyografisinde, ikisi Demokrat, üçü Cumhuriyetçi olmak üzere beş ABD Başkanı’nın birbirinden farklı profillerini okuyucularla buluşturan Hill, döneminin önemli olaylarına dair (Vietnam Savaşı, Kennedy Suikasti vb.) “hassas” bilgilerden de bahsetmeyi unutmamış.

Çok sevdiğim bir arkadaşımın hediye etmesiyle bu kitap ile tanışma şansına eriştim. Severek ve ilgiyle de okudum. Sözel tarihe ilgi duyuyorsanız, rahatça okuyabileceğiniz bir kitap. Fakat, çok da beklentiye girmenize gerek yok.

Çünkü, Hill’in kitabı en çok, ABD Başkanlarının karakterlerine ve günlük hayatlarında neler yaptıklarına odaklanıyor. Evet, Hill’in görev yaptığı dönemde bir sürü önemli olay yaşandı ama mezkur olaylar hakkında okuyucuya ana akımın dışında, farklı bilgiler tesis ettiğinden pek bahsedemeyiz.

Five Presidents: My Extraordinary Journey with Eisenhower, Kennedy, Johnson, Nixon, and Ford‘da önemli olduğunu düşündüğüm birkaç noktayı sizlerle paylaşıyorum.

İlki, ABD Başkanlarının pek de yoğun olmadığı gerçeği. Hill, direkt olarak başkanların veya ailelerinin yanında görev aldığı için, başkanların günlük programları hakkında bayağı bir bilgili. Örneğin Eisenhower, her bulduğu fırsatta, mümkün olduğu her yerde Golf oynamaya gidermiş. Hafta içi, hafta sonu fark etmiyor, günlük en az 2-3 saatini Golf’e ayırıyor.

Kennedy ise, sabah 7-8 gibi uyanıp, 1 saat kadar yüzüp, çocuklarıyla vakit geçirip ancak öğleden sonra ofisine geçermiş. Lyndon Johnson ise, neredeyse bütün gününü çiftliğinde geçiriyormuş hatta devlet görevlilerini de orada ağırlarmış.

Yurt dışı seyahatlerinde ise, durum değişiyor haliyle. O durumlarda, daha yoğun bir programa sahip oldukları bir gerçek.

Eisenhower, tam bir general, katı, soğuk, babacan.

Kennedy, playboy, zevk ü sefaya düşkün.

Lyndon Johnson, kafasının dikine gitmeyi seven, inatçı ama Hulusi Kentmenesque bir tip.

Nixon, proto-Trump. Nixon kısmını okuduğunuzda, ABD demokrasisinin (ya da herhangi bir demokrasinin) ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha anlıyorsunuz.

Gerald Ford’un pek bir numarası yok, göreve gelir gelmez Nixon’ı Watergate skandalından aklaması pek hoş değil.

Hill’in, Kennedy Suikastine dair yaşadıkları, kitabın en önemli kısmını oluşturuyor. Jacqueline Kennedy’nin, kocasının, kafatası ve beyin parçalarını toplamak için arabanın arka tarafına hareket ettiğini öğrenmek değişik bir tecrübeydi.

Dealey Plaza, Dallas.

John F. Kennedy’nin, Jacqueline Kennedy’nin, İzmirli armatör Aristotle Onassis ile yaşadığı ilişkinin farkında olup, önlem alması da tuhaf bir detaydı.

Soğuk Savaş’ın en çetrefilli zamanları hakkında bilgilerini yenilemek ve birkaç irili ufaklı detay öğrenmek isteyenler için doyurucu bir kitap. Ama, perspektif değiştiren, yeni ufuklar açan bir otobiyografi değil. Beklentinizi buna göre ayarlayabilirsiniz.

Yorum bırakın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.